En Uzun Yürüyüş Rotası… LİKYA YOLU

0
48

Teke Yarımadası üzerinde kuzeyde Burdur-Gölhisar, batıda Muğla-Köyceğiz ile doğuda Antalya arasındaki bölge ‘Işık Ülkesi’ Likya’nın anayurdu sayılıyor.

Kendilerini ‘Trmmili’ olarak adlandıran Likyalılar, özgürlüklerine düşkünlükleri ve savaşçı gelenekleriyle ün salmışlar. Coğrafyası çetin, iklimi sıcak bu bölgede kartal yuvası olarak tanımlanacak sayısız kent kuran Likyalılar, yerel kireç taşını işleyerek oluşturdukları ev ve tapınak tipindeki kaya-lahit mezarlarıyla özgün bir kültüre sahiptiler.

Başkenti Patara olan Likya Birliği, özerk yönetim anlayışıyla günümüzdeki birçok devlet modeline örnek olmuş durumda. Denizcilik, korsanlık ve paralı askerlik yapan Likyalılar, anaerkil bir toplum yapısına sahiptiler.

Likya Roma’dan İ.Ö. 167 yılında özgürlüğünü almıştır. Bu dönemde başkent Ksanthos olmak üzere 23 şehrin “Likya Birliğini” oluşturduğu ve birlik adına para basıldığı yazıt ve sikkelerden bilinmektedir. Likya limanları doğudan batıya doğru Idyros, Phaselis, Korykos, Olympos, Posidarisus, Melanippe, Gagai, Phoinikos, Andriake, Simena, Teimussa, Aperlai, Antiphellos, Kalamaki, Phoinike, Patara, Pydnai, Arymnessos/Perdikiai, Kalabantia, Karmylessos, Telmessos, Krya, Lissa ve Lydai olarak sıralanmaktadır. Bu limanlardan gerek konumu, gerekse de siyasi ve ekonomik gücü, uluslararası ticarete ev sahipliği yapan Andriake ve Patara diğerlerinden ayrılmaktadır.

İlkbaharda rengarenk kır çiçekleri, sonbaharda ise ıslanmış toprak ve bitkilerin kokusu, yürüyüş yapanların keyifli ve dinlendirici bir gün geçirmelerini sağlayacaktır.

535 km uzunluğunda olan Likya Yürüyüş Yolunu en iyi zamanlama ile 21 günde tamamlayabilirsiniz. En iyi mevsim ilkbahar yada sonbahardır. Likya döneminden günümüze ulaşan yerleşimlerden birisi olsa da Likya dönemine ait kalıntılar yok olmuştur. Birbirinden çok farklı iki yerleşim alanından oluşmaktadır. Bunların birincisi, turizmde de önemli yeri olan, 19. yüzyıl başında kurulmuş, yamaçlara dayalı ve nispeten yakın tarihli bir yerleşim olmakla birlikte, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, tamamı Rum, 3000 nüfuslu bir kasaba boyutuna ulaşmış, eski adları Levissi veya Karmylassos şeklinde geçen köydür. 1957 Fethiye Depremi ile evler harabeye dönüşmüş olsa da, canlı müze niteliği büyük ilgi çekmektedir. Kayaköy’de gezilip görülecek yerler arasında büyük ve küçük kilise ve 11 şapel bulunmaktadır. Ayrıca küçük kilise yanında iki senedir bulunmakta olan bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır. Küçük kilise yolundan yalnızca deniz veya yürüyerek ulaşımın mümkün olduğu Soğuk Su koyuna yürüyerek yaklaşık kırk dakikada gidilebilir. İkinci yerleşim, 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi ile Kayaköy’de iskan edilen Batı Trakya Türklerinin buradaki altyapıya ayak uyduramamaları nedeniyle bu göçmenlerce ovada kurulmuş daha büyük boyutlu kısımdır.

LİKYA ROTASI

Adını Likyalılardan alan yürüyüş rotası yirmiyi aşkın antik kentin yanı sıra zaten bir turizm hareketliliği olan Fethiye, Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Kabak Koyu, Yediburunlar, 18 kilometre ile dünyanın en uzun doğal plajlarından biri olan Patara Kumsalı, Kalkan, Kaş, Kekova, Demre, Finike, Korsan Koyu, Türkiye’nin en güzel deniz feneri seçilen Gelidonya (Taşlık Burnu) Feneri, Adrasan Koyu, Musa (Olimpos) Dağı, Çıralı Plajı, Avrupa ve Türkiye’nin sahildeki en yüksek zirvesi olan Tahtalı Dağı (2366), Tekirova, Kesme Boğaz, Göynük Kanyonu, Göynük gibi doğal güzelliklerden geçerek Akdeniz kıyı şeridi boyunca uzanıyor.

Parkur sadece kıyıyı takip etmekle kalmıyor, yer yer sarp yamaçlara çıkarak, kumsallara ve limanlara iniyor. Yaylalardan ve ormanlık alanlardan da geçen güzergah, Tahtalı Dağı’nda 1800 metredeki sedir ormanlarının yukarısında en yüksek noktasına ulaşıyor. Dinlenmek, yüzmek veya güneşlenmek isteyenler için de alternatifler sunan Likya Yolu, pansiyon, restoran ve plaj olanaklarından yararlanabileceğiniz birçok sahil köyünün içinden veya yakınından geçiyor.

Rota ayrıca Kalabantia, Sidyma, Pydnai, Letoon, Xanthos, Patara, Phellos, Antiphellos, Sebada, Apllania, Aperlai, Teimussa, Simena, Sura, Andriake, Myra, Belos, Gagai, Melanippe, Olimpos, Chimera (Yanartaş), Phaselis antik kentleri yanı sıra St Nicholas (Noel Baba) Kilisesi, Alakilise, Papazın Kayası, Gedelme Kalesi, Delikkemer ile Xanthos’a su götüren su kemerleri gibi tarihi mekanlara uğruyor. Xanthos ve Letoon ören yerlerinin UNESCO dünya mirası listesinde olduğunu belirtelim.

Fransız Grande Randonnee sistemiyle işaretlenmiş ve kavşak noktalarına sarı yönlendirme tabelaları yerleştirilmiş olan Likya Yolu’nu doğayı ve yürüyüşü seven herkes rahatlıkla yürüyebilir. Patikalarda her 50, toprak yollarda ise yaklaşık her 200 metre aralıklarla işaretlenen kırmızı-beyaz çizgiler, doğaseverlerin işini kolaylaştırıyor. Kırmızı boya ile çizilmiş ‘çarpı’ işaretleri patikadan sapıldığını, işaretin başında bulunduğu yola girmemeniz gerektiğini söylüyor. Üst üste çizilmiş kırmızı-beyaz işaretlerse, bir yol ayrımına geldiğinizi hatırlatıyor. Söz konusu işaretler periyodik aralıklarla gönüllüler tarafından yenileniyor.

TREKKİNG İÇİN GEREKLİ MALZEMELER

Bu uzun yürüyüşte rahat olmamız gerektiğinden bileği kapalı yürüyüş botu (burkulmayı önlemek için), yağmurluk, şapka, trekking pantolonu veya şort, tişörtler, pamuklu ve kalın çoraplar, iç çamaşır, polar tarzı mont.

Sırt çantanızın içerisinde çadır, uyku tulumu, şişme yastık, harita, piller, fener (kafa lambası), Mutfak seti (pişirme kabı, çatal-bıçak, bardak, tabak),Sabun, şampuan, diş fırçası, diş macunu, tuvalet kağıdı, çöp torbası, Havlu (mikrofiber olursa çok hafif olur, yer kaplamaz), Çakı, Acil durum battaniyesi, Mini ilk yardım çantası (yara bandı, nasır bandı, sargı bezi, kremler bulunmalı), Sinek kovucu, kaşıntı kremi, powerbank, fotoğraf makinası, yedek hafıza kartları, bataryalar, rota bazen deniz kenarından geçtiği için; Mayo, güneş şapkası, güneş gözlüğü, güneş kremleri, enerji veren atıştırmalık, çay/kahve ve bol bol su. Artık hazırsınız.

Likya yolu üzerinde 19 adet antik kent bulunmakta. Pınara Ören Yeri, Letoon Antik Kenti, Xanthos Antik Kenti, Antiphellos Antik Kenti, Simena Antik Kenti, Myra Antik Kenti, Olimpos Antik Kenti ve Phaselis Antik Kenti. Seçtiğiniz güzergaha göre, pansiyon ve motellerde kalabilir ya da şanslıysanız köylülerin evinde misafir olabilirsiniz. Ancak şu bir gerçek ki, çadır kurmak zorunda kalacaksınız. Size önerebileceğimiz belirli bir kamp alanı maalesef yok. Sadece hava kararmadan 2 saat önce kamp kuracağınız yere ulaşmış olmayı hedeflemeli, su kaynağına yakın olmalı, mümkünse daha önce çadır kurulmuş bir yere kamp yapmanızı tavsiye ederiz. Hava kararmadan çadır kurma işleminiz bitmiş olsun. Gelidonya Feneri’nin orada kamp kurmanız önerilmiyor. Çünkü geceleri çok fazla akrep bulunuyor.

Her yıl Mayıs ayında Kate Clow Derneği ekibi, sponsorlar ve gönüllü gezginler tarafından Likya Yolu şöyle bir elden geçiriliyor. Patikalar temizleniyor, kontrol ediliyor ve tabelalar düzenleniyor. Belediyeler de boş durmuyor elbette. Böylesine bir cevheri büyütmek için yeni rotalar ekliyorlar. Hoyran, Çıtdibi ve Geyikbayırı, Likya Yolu’na yeni eklenen 3 rota. Yeni rotaların özellikle köylerden geçmesine dikkat edilmiş, bu sayede yerlilerin de turizm potansiyeline dahil olması amaçlanıyor. İşin güzel tarafı ise artık Likya Yolu’nda yürüyenler köylülerin evlerinde kalabilecekler ve o enfes köy yemeklerinin tadına doyasıya varabilecekler.

Gelidonya Feneri’nden Adrasan’a doğru giderken inişli-çıkışlı bir yamaç var. Burada çok güzel adaçayı bitkileri var ve çok güzel kokuyorlar. Onlardan mutlaka toplayın. Akşam Adrasan’da konakladığınızda yorgunluk atmak için çok iyi. Gelidonya Feneri’ne gelmeden, Karaöz Koyu’nun girişinde bir tostçu var. Son tavsiye; Fethiye Ovacık’ta iki başlangıç yolu var. Tabelada da yazıyor zaten; biri Likya Yolu, diğeri ise Fethiye Yolu. Fethiye Yolu daha kolay, sahilden geçiyor ve çok sayıda koy görüyorsunuz. Sonra Likya Yolu’yla kesişiyor zaten. Yeni başlayanlar o yolu tercih edebilirler.

Bu arada uzun yıllardan beri Likya Yolu’nun yaklaşık 250 kilometresini 6 günde kat eden Likya Yolu Ultra Maratonu düzenlendiğini hatırlatalım.

Büyük bir bölümü patikalardan geçen Likya Yolu’nun bir kısmı dağ bisikleti için uygun. Profesyonel down hill ve single truck tutkunları, belirli yerlerde bisikleti sırtlarında taşıyarak tüm parkuru geçebiliyorlar. Ancak alternatif orman ve köy yollarını kullanarak, bir bölümü Likya Yolu üstünde ve bir bölümü de paralel yan yollar üzerinden bisiklet rotasını deneyebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here