İstanbul’un En Eski Hazinesi YARIMBURGAZ

0
54

İstanbul’un 20 km batısında Küçükçekmece Gölü’nün 1,5 km kuzeyinde, günümüzde Başakşehir ilçesi sınırları içindeki Altınşehir mevkiinde kalan bu doğal mağara yalnız ülkemizin değil, Avrupa’nın da en eski insanlık izlerini barındırması açısından dünya kültür tarihinde ayrı bir öneme sahiptir.

Tarih öncesi çağlar araştırmaları açısından çok önemli bir yer olan Yarımburgaz Mağarası, İlk defa Abdullah Bey tarafından 19. Yüzyılın ortalarında bilim dünyasına tanıtılan Yarımburgaz’da ilk dönem kazılar, Şevket Aziz Kansu’nun önderliğinde Kılıç Kökten’in yönetiminde 1963 yılında aşağı mağaranın giriş kısmında yapıldı. Daha sonra 1964 ve 1965 yıllarında Kansu ve Köktenin yönetiminde mağara karelere bölünerek daha sistemli bir şekilde kazıldı. Mağaralar, 2001 yılında 1. Derece Arkeolojik-Doğal Sit Alanı ilan edildi.

Bugünkü veriler Yarımburgaz Mağarası’nın Ota Pleistones diye adlandırılan ve günümüz öncesi 730,000 ile 130,000 yılları arasını kapsayan dönemin ikinci yarısında,o dönem insanlarının burayı belirli bir süre barınak olarak kullandıklarını göstermektedir. Mağaranın değişik kesimlerinde yapılan kazılarda alt Paleotik Çağ’dan Bizans dönemine kadar çeşitli zamanlarda yerleşmeler olduğu buluntulardan anlaşılmıştır.

Mağara duvarlarında bulunan gemi resimleri, çok eskiden burada yaşayan insanların denizcilikle uğraştığını göstermektedir. Eskiden, fırtınalı havalarda teknelerin sığınmasına elverişli olan Küçükçekmece Gölü’ne giren tekneler mağaranın yanına sokularak yüklerini buraya boşaltıyorlardı. Daha sonraları gölü denize bağlayan boğazın daralaması ve mağaraya doğru sokulan dere ağzının dolmasıyla bu su yolunun önemini yitirdiği sanılıyor. Mağara, göle kuzeyden inen bir vadi yamacında iki büyük galeri olarak başladı.Bu iki galerinin altta olanı vadi tabanından 15 m yüksektedir. İki galeri,birbirine geniş ve eğimli bir koridorda bağlanır. Alttaki galeriden,kuzeydoğuya doğru uzanan mağara,ileride iki kola ayrılır. Sağdaki kol daha uzundur ve genişçe bir dehlizden sonra takip edilemeyecek şekilde daralır. Mağaranın uzunluğu yaklaşık 1 km’dir. İçinde, tavanlarının yüksekliği 15 m’yi bulan odalar vardır. Salonlarının birinin duvarında kırmızı kille yapılmış üç sürekli ve dümenli kayık resimleri yer alır.

Mağarada resim çekmek yarasalar yüzünden biraz zor olsa da görülemis gereken yerlerden biridir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here